Nasıl bir oyun
Cotton Tycoon bir üretim zinciri oyunu. Kazandığın para tek bir şeyden gelmiyor: tarlada yetiştirdiğin pamuğu ne kadar çok işlersen o kadar değerleniyor. Ham pamuk ucuz, iplik daha iyi, kumaş daha iyi, dikilmiş elbise en iyisi. Oyunun tamamı bu zincirin nerede tıkandığını bulmak ve orayı açmak üzerine kurulu.
Tıkanma her seferinde başka bir yerde oluyor. Bir bakıyorsun tarlalar hazır ama römorkların yetişmiyor. Onu çözüyorsun, bu sefer fabrikan pamuğu senden hızlı yiyor. Onu büyütüyorsun, deponun kapasitesi tutmuyor. Depo kuruyorsun, bu sefer elektriğin yetmiyor. Zincirin her halkası bir sonrakini zorluyor.
Üretim zinciri
| Adım | Nerede | Ne oluyor |
|---|---|---|
| Ekim ve hasat | Tarla | Tohum ekiyorsun, pamuk büyüyor, hasat makinesi balyaya çeviriyor |
| Taşıma | Römork, katar, robot | Balyalar tarladan fabrikaya taşınıyor |
| İplik ve kumaş | Fabrika | Pamuk ipliğe, iplik kumaşa dönüşüyor |
| Konfeksiyon | Dikimhane | Kumaştan elbise dikiliyor |
| Satış | Mağaza, rıhtım, tren, liman | Perakende müşteriye ya da toptan alıcıya |
Bu sıra uydurma değil. Gerçek tekstil üretiminin (çırçır, iplik, dokuma, konfeksiyon) sadeleştirilmiş hali. Oyunu yapan kişinin asıl işi tekstil olduğu için sayılar da tamamen hayali değil.
Para nereden geliyor
İki satış kanalı var ve ikisi farklı işe yarıyor.
Perakende: mağazana müşteri geliyor ve bitmiş elbise alıyor. Birim fiyatı en yüksek kanal bu, asıl kâr burada. Ama tek tek satış olduğu için hacmi sınırlı; müşteri akışını bilbord, otobüs durağı ve personel ile büyütüyorsun.
Toptan: firmalar kamyonla geliyor ve pamuk, iplik ya da kumaş istiyor. Birim fiyatı düşük ama hacmi büyük. Ara ürünü nakde çevirmenin yolu bu. İleride tren ve gemi de ekleniyor: uzak şehre gönderdiğin yük daha çok ödüyor.
Oyunun asıl kararı şu: pamuğu kendin mi yetiştirirsin, yoksa satın mı alırsın? Yetiştirmek çok daha ucuz ama yavaş. Satın almak anında ama pahalı. Siparişin süresi daralınca pahalı alım mantıklı hale gelir. Gerilim buradan çıkıyor.
İlk on dakikada ne yapıyorsun
- Bir tarlaya dokunup pamuk ekiyorsun ve büyümesini bekliyorsun.
- Olgunlaşınca hasat ediyorsun; balyalar tarlada birikiyor.
- Fabrikan pamuğu ipliğe, ipliği kumaşa çeviriyor.
- Dikimhane kumaştan elbise yapıyor.
- Mağazaya gelen ilk müşteriye elbiseyi satıyorsun; kasaya ilk para giriyor.
- Gelen ilk toptan siparişi teslim ediyorsun ve itibarın yükseliyor.
Oyun bu adımları öğreticiyle birlikte gösteriyor. Buradan sonrası tamamen senin kararların: nereye büyüyeceksin, neyi otomatikleştireceksin, hangi darboğazı ne zaman açacaksın.
Sonra ne oluyor
Oyun kısa bir demo değil; uzun oynayanlar için arkada epey sistem var. Bunlar sırayla açılıyor, hepsi baştan üstüne yüklenmiyor.
- Filo: traktör, hasat makinesi, römork. Sonra balya katarı ve otonom toplayıcı — araç sayısını değil, bir aracın yaptığı işi büyütüyorlar.
- Tesisler: sulama, yemekhane, lojman, çırçır, bakım atölyesi, kalite laboratuvarı, lojistik merkezi, Ar-Ge, bilbord. Her biri tek bir sistemi güçlendiriyor.
- Enerji: şebeke, jeneratör, güneş paneli, batarya. Talep üretiminle birlikte büyüyor; arz yetmezse hatlar yavaşlıyor.
- Demiryolu ve liman: tren ve gemi ile uzak pazara ihracat. Peron seviyesi trenin bekleme süresini ve vagon sayısını belirliyor.
- Mevsimler ve piyasa: kış büyümeyi yavaşlatıyor, fiyatlar günlük dalgalanıyor, olay kartları işleri karıştırıyor.
- Prestij: şirketi satıp kalıcı çarpanlarla yeniden başlayabiliyorsun.
Ne gerekiyor
Güncel bir tarayıcı, o kadar. Chrome, Safari, Firefox ve Edge'te çalışıyor; telefonda ve tablette de oynanıyor. Kurulum yok, indirme yok. Hesap açmak zorunlu değil, misafir olarak da başlayabilirsin; hesap açarsan kaydın buluta gidiyor ve bilgisayarda bıraktığın çiftliğe telefondan devam edebiliyorsun.
Oyun ücretsiz. Zorunlu bekleme süresi, enerji barı ya da ilerleme satın alma yok.
Rehberler
Oyuna yeni başlıyorsan ya da bir yerde takıldıysan: