Yakıt üç yoldan gelir
Her sefer yakıt yakıyor. Stok yetmediğinde oyun kömürü dışarıdan satın alıyor ve bu en pahalı yol: dış fiyat gün bazında dalgalanıyor, kabaca 500 lira etrafında yaklaşık 45 lira aşağı yukarı oynuyor.
Yani hiçbir şey yapmazsan sistem çalışmaya devam eder ama her sefer piyasa fiyatından ödenir. İki alternatif var: kendi madenin, ya da elektrifikasyon.
Kendi madenin: dört kademe
| Kademe | Yatırım | Birim maliyet |
|---|---|---|
| Dış tedarik | — | ~500 ₺ (dalgalı) |
| Küçük maden | 900.000 ₺ | 300 ₺ |
| Endüstriyel maden | 2.000.000 ₺ | 180 ₺ |
| Tam otomasyon | — | 110 ₺ (380 kapasite) |
İlk kademe bile birim maliyeti neredeyse yarıya indiriyor. Ama 900.000 lira erken oyunda ulaşılabilir bir rakam değil, o yüzden maden bir orta oyun yatırımı: sefer sayın arttıkça geri dönüşü hızlanıyor.
Maden ağa bağlı olmak zorunda. Kömür madeni bir istasyonla demiryolu ağına bağlanmamışsa hiç üretmez. Parayı verip madeni kurup üretmediğini görürsen ilk bakılacak yer budur: madene giden bir hat ve ucunda bir istasyon var mı?
Elektrifikasyon: kömürü tamamen atlar
Elektrifikasyon bir hattı kömür zincirinden çıkarıyor ve sefer başına sabit 95 lira birim maliyete geçiriyor. Dalgalanma yok, stok derdi yok, madene bağımlılık yok.
Karşılaştırma basit: dış tedarikte ~500, küçük madende 300, endüstriyel madende 180, elektrikte 95 lira. Yani elektrifikasyon en ucuz birim maliyet ve tek dezavantajı hat başına yatırım gerektirmesi.
Pratik sıra şu: en yoğun çalışan hattı önce elektrifiye et. Sefer sayısı düşük bir hatta yapılan yatırım kendini geç ödüyor, çünkü tasarruf sefer başına birikiyor.
Kömürü satmak mı, yakmak mı
Kömür oyundaki en değerli mal (birim 500 ₺) ve aynı zamanda yakıtın kendisi. Bu yüzden kömür taşıyan bir hat iki şeyi birden yapıyor: satış geliri getiriyor ve stoğu besliyor.
Kararı kolaylaştıran şey elektrifikasyon: hatlarını elektriğe geçirdikçe kömüre yakıt olarak ihtiyacın azalıyor ve elindeki kömür tamamen satılık bir mala dönüşüyor. İkisi birbirini tamamlıyor.
Ofis ve personel: arıza süresini satın almak
Oyun periyodik olarak arıza çıkarıyor. Arızanın iki maliyeti var: hattın durduğu süre ve doğrudan kesilen ceza. İkisi de ofis seviyesi ve teknisyen sayısıyla küçülüyor.
Ofis seviyesi arıza süresini belirgin şekilde kısaltıyor, teknisyen ise onun üstüne ekliyor. Ceza tarafında da aynı ilişki var: ofis seviyesi cezanın büyük kısmını siliyor. Sinyalci ise arızaların aralığını açıyor, yani daha seyrek arıza demek.
Yani bakım kadrosu doğrudan kesinti süresi satın alıyor. Hat sayısı azken arızalar katlanılabilir; on hattın olduğu bir ağda aynı arıza oranı sürekli kesinti anlamına geliyor ve ofis yatırımı kendini ödüyor.